benek

bakırpara, I, 386
tane, habbe I, 386

Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini. 2009.

Look at other dictionaries:

  • benek — is., ği 1) Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan Burunlar koyu renkte beneklerle kaplıdır. S. Birsel 2) gök b. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül Birleşik Sözler ağbenek… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BENEK — f. Atlas zemin üzerine sırma işlemeli bir çeşit kuma …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ak benek — is., ği Gözün saydam tabakasında bir yara veya çıban sonucunda oluşmuş, görmeyi derece derece azaltan beyaz benek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sarı benek — is., ği, biy. Gözdeki ağ tabakasının ortasında bulunan ve cismin en belirgin olarak oluştuğu sarı renkli duyarlı nokta …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alak benek — alacalı …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • benghi — BENGHI, benghiuri, s.n. (pop.) Mic semn negru (natural sau artificial) pe obraz sau pe trup. ♦ (În superstiţii) Semn făcut pe fruntea cuiva ca să fie ferit de deochi. [var.: benchi, zbenghi s.n.] – cf. tc. b e n e k . Trimis de paula, 02.06.2002 …   Dicționar Român

  • alacalamak — i Renk renk, benek benek boyamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • benekleşmek — nsz Benek benek durum almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nokta — is., Ar. nuḳṭa 1) Çok küçük boyutlarda işaret, benek 2) Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret 3) Yer Köşkten çıktık ve bahçenin her noktasını uzun uzun durup konuşarak dolaştık. A. Haşim 4) Konu, konu ile ilgili önemli bölüm Genç adam, o… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ten — is., Far. ten 1) İnsan vücudunun dış yüzü, cilt Tene yapışıp benek benek su kabarcıkları dolan sert mayolar... R. H. Karay 2) esk. Vücut Tende can kalmadı. Birleşik Sözler ten fanilası ten rengi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.